TANSİYON PROBLEMLERİ
₺3.190,00
Adet
1
<p>Tansiyon; ruhun, madde dünyası üzerindeki tesir gücünü, yaşamın ritmiyle kurduğu o gizli mukaveleyi ve varoluşun basınç kapasitesini temsil eder. Rabbim her şeyi ölçü ile yaratmıştır unutmayın.</p><p><br></p><p>Kan damarda ilerlerken felsefesini ve duygusunu da akıtır. Bu akış, içsel nehirlerin hırçınlığı ile sükuneti arasındaki o ince dengedir. Eğer bu nehir yatağına sığmayıp taşarsa zihnin fırtınası, eğer yavaşlayıp durgunlaşırsa ruhun dünyadan el çekme arzusu baş gösterir.</p><p><br></p><p>Tansiyon, insanın hayat karşısındaki duruşunun, olayları göğüsleme şiddetinin ve kendi varlık alanını koruma gücünün bedendeki en berrak tezahürüdür.</p><p><br></p><p>Yüksek tansiyon, bedenin sürekli bir "tetikte olma" halidir. Ruhsal düzlemde bu, kişinin geçmişte takılı kalması, çözülmemiş öfkeleri veya hayatı kontrol etme arzusunun bir taşmasıdır.</p><p><br></p><p>Bastırılmış Öfke ve Hiddet: Uzun süre dile getirilmeyen, yutulan duygular içeride birikir ve kanın damarlara yaptığı basıncı artırır. Bu, patlamaya hazır bir kazanın sessiz uğultusudur.</p><p><br></p><p>Aşırı Sorumluluk Yükü: Dünyanın yükünü omuzlarında taşıdığına inanan, her şeyi halletmek zorunda hisseden bireylerde beden, bu yükü kaldırmak için basıncı yükseltir.</p><p><br></p><p>Gelecek Kaygısı ve Sabırsızlık: Zamanın yetmediği, sürekli bir yere yetişme telaşı ve hayatın doğal akışına duyulan güvensizlik, kalbi ve damarları yorar.</p><p><br></p><p>Esnekliği Kaybetmek: Katı kurallar, değişime direnç göstermek ve olayların sadece belirlenmiş kalıplarda ilerlemesini istemek, damarların esnekliğini yitirmesine neden olur.</p><p><br></p><p>Düşük tansiyon, ruhun dünyadaki varlığını seyreltmesi, yaşam enerjisinin geri çekilmesidir. Kişinin hayata karşı "hayır" demesi veya sorumluluk almaktan kaçınma arzusudur.</p><p><br></p><p>Mağlubiyet Duygusu: "Ne yaparsam yapayım değişmeyecek" inancı, yaşam enerjisinin sönmesine neden olur. Bu, ruhun pes edişinin bedendeki yansımasıdır.</p><p><br></p><p>Sevgi ve Destek Eksikliği: Kişi hayatta tutunacak bir dal bulamadığında veya yeterince sevilmediğini hissettiğinde, bedeni de dünyada daha az yer kaplamak istercesine basıncı düşürür.</p><p><br></p><p>Kaçış Arzusu: Mevcut gerçeklik çok ağır geldiğinde, zihin ve beden bu gerçeklikten uzaklaşmak için bir nevi "uyku moduna" geçer. Bu, yaşarken dünyadan el çekme halidir.</p><p><br></p><p>Yaşam Amacının Belirsizliği: Neden burada olduğunu sorgulayan, tutkusunu kaybetmiş bir ruhun damarlarındaki kan, heyecanla akacak bir sebep bulamaz.</p><p><br></p><p>Yüksek tansiyonda şifa, teslimiyette ve affetmenin serinliğindedir. Düşük tansiyonda ise şifa, yaşam tutkusunu yeniden uyandırmakta ve varoluşun sorumluluğunu cesaretle üstlenmektedir. Biri ateşi yatıştırmayı, diğeri ise sönmekte olan közü yeniden harlandırmayı gerektirir.</p>